İcranın Geri Bırakılması Neden Önemlidir?
İstinaf veya temyiz başvurusu, kural olarak ilâmın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Kesinleşmeden icra edilebilen bir ilâm hakkında cebrî icranın kanun yolu incelemesi sonuçlanıncaya kadar ilerlemesini önlemek isteyen borçlu bakımından İİK m. 36'daki icranın geri bırakılması mekanizması gündeme gelir. Kurumun uygulanabilmesi için öncelikle kanun yoluna başvurulmuş olması; ardından kanunda öngörülen teminat/depo koşulunun karşılanması ve takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden geri bırakma kararı alınması gerekir. İİK m. 36'daki bu kurum, İİK m. 33 ve 33/a'daki itfa, imhal veya zamanaşımı sebepli “icranın geri bırakılması” ile aynı değildir.
İlâmlı icra hukukunda temel gerilim açıktır: Bir tarafta ilk derece mahkemesinin hükmüyle hakkı belirlenen alacaklının alacağına gecikmeksizin ulaşma menfaati, diğer tarafta henüz kesinleşmemiş hükmün kanun yolunda kaldırılması veya bozulması ihtimaline rağmen cebrî icranın tamamlanması sonucu borçlunun geri döndürülmesi güç bir zarara uğrama riski bulunmaktadır. İİK m. 36, bu iki menfaat arasında teminat esaslı geçici bir denge kurar.
İçindekiler
- Kavram ve İİK m. 33–33/a'dan Ayrımı
- Kanun Yoluna Başvuru İcrayı Durdurur mu?
- Hangi İlâmlar Kesinleşmeden İcra Edilebilir?
- İİK m. 36'nın Şartları
- Teminat: Türü, Kapsamı ve Muafiyet
- Mehil Vesikası ve Hukukî Etkisi
- Yetkili Merci: Takibin Yapıldığı Yer İcra Mahkemesi
- Adım Adım İcranın Geri Bırakılması Süreci
- Geri Bırakma Kararının Takibe Etkisi
- İstinaf ve Temyiz Sonunda Teminatın Akıbeti
- Bozma, Kaldırma ve İcranın İadesi
- 7343 Sayılı Kanun Değişikliği ve Doktrindeki Eleştiri
- Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
- İİK m. 33 ve 33/a: İtfa, İmhal ve Zamanaşımı
- Uygulayıcılar İçin Kontrol Listesi
- Değerlendirme ve Sonuç
- Sık Sorulan Sorular
- Yararlanılan Kaynaklar ve İçtihatlar
1. Kavram: İcranın Geri Bırakılması ile “Tehiri İcra” Aynı Şey midir?
İİK m. 36'nın kanunî terimi icranın geri bırakılmasıdır. Uygulamada ise aynı kurum için “tehiri icra” veya “icranın durdurulması” ifadeleri yaygın biçimde kullanılmaktadır. Kurum, kesinleşmeden icra edilebilen bir ilâmın istinaf veya temyiz incelemesi sürerken cebrî icrasının geçici olarak ilerlememesini sağlar; borcun maddi hukuk bakımından varlığını ortadan kaldırmaz ve takibi iptal etmez.
İİK'de “icranın geri bırakılması” ifadesi farklı kurumlar için kullanılmaktadır. İİK m. 36, kanun yolu nedeniyle geçici durmayı; İİK m. 33 ve 33/a ise ilâmlı icrada itfa, imhal veya zamanaşımı gibi sebeplere dayanan farklı bir korumayı düzenler. Başvuru şartları ve sonuçları birbirine karıştırılmamalıdır.
2. İstinaf veya Temyiz Başvurusu İcrayı Kendiliğinden Durdurur mu?
Hayır. HMK m. 350/1 ve m. 367/1 uyarınca istinaf ve temyiz başvurusu kural olarak kararın icrasını durdurmaz. Bu nedenle para alacağı ve tazminat gibi kesinleşmesi aranmayan hükümlerde yalnız kanun yoluna başvurulmuş olması, başlatılmış ilâmlı icra takibini askıya almaz.
Bu kuralın önemi, “karar istinaf edildiği için icra yapılamaz” şeklindeki yaygın fakat hatalı varsayımı ortadan kaldırmasıdır. Hüküm kesinleşmeden icra edilebiliyorsa borçlunun ayrıca İİK m. 36 mekanizmasını işletmesi gerekir.
Önce şu soru sorulmalıdır: Takibe dayanak hüküm kesinleşmeden icra edilebilir mi? Cevap hayır ise İİK m. 36 prosedürüne ihtiyaç yoktur; kesinleşmeden başlatılan takip ayrıca hukuka aykırı olabilir. Cevap evet ise kanun yolu başvurusu tek başına yeterli değildir.
3. Hangi İlâmlar Kesinleşmeden İcra Edilebilir?
Türk hukukunda kural, ilâmın icrası için kesinleşmenin aranmamasıdır. Bununla birlikte HMK m. 350/2 ve m. 367/2 başta olmak üzere kanun, niteliği gereği bazı hükümlerin kesinleşmeden yerine getirilemeyeceğini öngörür. Uygulamada belirleyici olan yalnız davanın adı değil, hüküm fıkrasının icra edilecek kısmının niteliğidir.
| Karar / Hüküm Türü | Kesinleşme | İİK m. 36 |
|---|---|---|
| Para alacağı ve tazminat ilâmları | Kural olarak aranmaz | İcrayı durdurmak için gündeme gelir |
| Kişiler hukuku kararları | Kesinleşme aranır | Kural olarak gerekmez |
| Aile hukuku kararları | Kesinleşme aranır | Kural olarak gerekmez |
| Taşınmazın aynına ilişkin hükümler | Kesinleşme aranır | Kural olarak gerekmez |
| Taşınmaza ilişkin şahsî/alacak hakkı içeren hükümler | Hükmün niteliğine göre kesinleşme aranmayabilir | Şartları varsa uygulanabilir |
| Nafaka hükümleri | Kesinleşme beklenmez | Kanunen geri bırakma yasağı vardır |
Özellikle taşınmaz uyuşmazlıklarında “taşınmazla ilgili” olmak ile “taşınmazın aynına ilişkin” olmak aynı değildir. Hüküm yalnız malvarlığına ilişkin bir para alacağı veya şahsî hak doğuruyorsa kesinleşme şartı farklı değerlendirilebilir.
4. İİK m. 36 Kapsamında İcranın Geri Bırakılmasının Şartları
İİK m. 36'nın uygulanabilmesi bakımından çekirdek şartlar birlikte değerlendirilmelidir:
- İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olmalıdır.
- Takip, kesinleşmeden icra edilebilen bir ilâma dayanmalıdır.
- Kanunda öngörülen para/eşya depo edilmeli veya kabul edilebilir teminat gösterilmeli; yahut hükmolunan miktarı karşılayacak mal haczedilmiş olmalıdır.
- İcra mahkemesinden karar getirilinceye kadar takip bakımından gerekli geçici koruma zamanında sağlanmalıdır.
- İcranın geri bırakılması kararı takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden alınmalıdır.
- Alınan karar icra dosyasına gecikmeksizin intikal ettirilmelidir.
Nafaka hükümleri bu mekanizmanın dışındadır. Devlet ve adlî yardımdan yararlanan kişiler bakımından ise İİK m. 36/2 uyarınca teminat muafiyeti bulunmaktadır.
5. Teminat: Türü, Kapsamı ve Teminat Muafiyeti
İcranın geri bırakılması, alacaklının ilâmdan doğan tahsil menfaatinin teminat altına alınması karşılığında borçluya tanınan bir korumadır. İİK m. 36/1; hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edilmesini, uygun rehin veya muteber banka kefaleti gösterilmesini yahut borcu karşılayacak malın mahcuz olmasını düzenler.
| Teminat / Güvence | Temel Özellik |
|---|---|
| Nakit / hükmolunan paranın depo edilmesi | Dosya borcunu ve ilgili fer'ileri karşılayacak kapsam gözetilir. |
| Hükmolunan eşyanın depo edilmesi | Edimin niteliğine göre aynen güvence sağlanır. |
| Banka teminat mektubu | Uygulamada kesin ve süresiz nitelik önem taşır. |
| Taşınır / taşınmaz rehni ve kanunda sayılan diğer güvenceler | Kabul edilebilirlik icra mahkemesince değerlendirilir. |
| Yeterli mahcuz mal | Hükmolunan para veya eşyayı karşılayacak malın zaten haczedilmiş olması güvence işlevi görebilir. |
Yalnız hükümdeki çıplak ana para üzerinden hareket etmek güvenli değildir. Dosya hesabında asıl alacakla birlikte işlemiş faiz, takip giderleri, harçlar, vekâlet ücreti ve ilgili fer'ilerin de dikkate alınması gerekir. Teminatın yetersiz kalması süreçte ciddi hak kaybı yaratabilir.
2025 tarihli Anayasa Mahkemesi kararında İİK m. 36 bağlamında banka teminat mektubunun kesin ve süresiz olması gerektiği vurgulanmıştır. Buna karşılık borçlu Devlet veya adlî yardımdan yararlanan kişi ise kanun gereği teminat gösterme zorunluluğu bulunmaz.
6. Mehil Vesikası Nedir ve Ne Sonuç Doğurur?
İcra müdürü, gerekli güvence sağlandıktan sonra borçluya takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı getirebilmesi için uygun bir süre verir. Uygulamada bu belge “mehil vesikası” olarak anılmaktadır.
Mehilin işlevi, icra mahkemesinden karar alınana kadar takibin ilerleyerek korumanın anlamsız hâle gelmesini önlemektir. Yargıtay uygulamasında mehil süresi içinde takip işlemlerinin yapılamayacağı kabul edilmektedir.
Mehil vesikası ile icra mahkemesinin geri bırakma kararı aynı şey değildir. Özekes, bazı icra mahkemelerinin mehil vesikasını geri bırakma talebinin zorunlu ön şartı gibi görmesini kanun sistematiğine aykırı bulmaktadır. Kanun, icra müdürünün süreyi icra mahkemesinden karar alınmak üzere verdiğini düzenlemektedir.
7. Yetkili Merci: 7343 Sayılı Kanun Sonrası İcra Mahkemesi
7343 sayılı Kanunla İİK m. 36'da yapılan temel değişiklik, icranın geri bırakılması kararını verme yetkisinin kanun yolu merciinden alınarak takibin yapıldığı yer icra mahkemesine verilmesidir. Değişiklikten önce karar istinaf aşamasında bölge adliye mahkemesinden, temyiz aşamasında Yargıtay'dan istenmekteydi.
Bugünkü sistemde BAM veya Yargıtay'dan İİK m. 36 kapsamında geri bırakma kararı alınması beklenmez. Kanun yolu incelemesi üst mahkemede devam ederken geçici durdurma kararı takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden talep edilir.
8. Adım Adım İcranın Geri Bırakılması Süreci
İcra emrinin tebliğinden sonra cebrî icra hızla ilerleyebileceğinden, kanun yolu başvurusuyla icra dosyasındaki teminat/mehil işlemlerinin birbirinden kopuk yürütülmemesi gerekir. “Başvuru yaptık, karar sonra gelir” yaklaşımı tek başına takip işlemlerini durdurmaz.
9. Geri Bırakma Kararının Takip Üzerindeki Etkisi
İcranın geri bırakılması kararı takibi sona erdirmez; cebrî icranın ilerlemesini kanun yolu incelemesiyle bağlantılı olarak geçici biçimde askıya alır. Bu nedenle “takibin iptali” ile “icranın geri bırakılması” birbirinden ayrılmalıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 10.01.2023 tarihli kararında da geri bırakma kararının dosyaya sunulmasından sonra takip işlemlerinin ertelenmesi gerektiği, fakat bunun takibin iptalini gerektirmediği belirtilmiştir. Mehil süresinde de takip işlemlerinin ilerlememesi gerektiğine ilişkin yerleşik yaklaşım bulunmaktadır.
10. İstinaf veya Temyiz Sonunda Teminatın Akıbeti
| Kanun Yolu Sonucu | İcra / Teminat Bakımından Sonuç |
|---|---|
| İstinaf başvurusunun haklı görülmesi | İİK m. 36/5 uyarınca teminatın geri verilip verilmeyeceği hakkında karar verilir. |
| İstinafın kesin olarak esastan reddi | Alacaklının istemi üzerine kanundaki koşullarla teminat alacaklı lehine sonuç doğurabilir. |
| Esastan ret kararına karşı temyiz açık | Temyiz süresinin dolmasına kadar geri bırakma kararının etkisi devam eder. |
| Yargıtay onaması | Alacaklının istemi üzerine teminata konu para ödenebilir; diğer mal/haklar kanundaki usule göre paraya çevrilebilir. |
| Yargıtay bozması | Teminatın iadesine, bozmanın niteliğine göre esası inceleyecek mahkemece karar verilir. |
İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı bulunduğu da İİK m. 36'da açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle teminat, yalnız borçlunun takibi durdurmasına yarayan şekli bir işlem değil, alacaklı bakımından güçlü bir güvence fonksiyonu taşır.
11. Bozma, Kaldırma ve İcranın İadesi: İİK m. 40
Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya Yargıtayca bozulması, İİK m. 40/1 gereğince icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. İlâm daha önce tamamen veya kısmen icra edilmişse ve sonraki süreçte borçlunun hiç veya o miktarda borçlu olmadığı kesinleşirse, İİK m. 40/2 kapsamında ayrıca yeni bir hükme ihtiyaç olmaksızın icranın eski hâline iadesi gündeme gelir.
Ancak üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandıkları haklar korunur. Bu nedenle icranın geri bırakılması kararının zamanında alınması, yalnız geçici likidite veya haciz baskısı bakımından değil, icranın tamamlanmasından sonra eski hâle dönüşün fiilen güçleşebileceği durumlar bakımından da önemlidir.
12. 7343 Sayılı Kanun Değişikliği ve Doktrindeki Sistem Eleştirisi
7343 sayılı Kanun değişikliğinin gerekçesinde, BAM ve Yargıtay nezdindeki iş yükünün azaltılması, özel takip gerektiren işlemlerin sadeleştirilmesi ve zaman kaybının önlenmesi öne çıkarılmıştır. Buna karşılık Prof. Dr. Muhammet Özekes, değişikliği yalnız teknik bir merci değişikliği olarak değil, kanun yolu sistemi bakımından yapısal bir değişiklik olarak değerlendirmektedir.
Özekes'e göre icranın geri bırakılması, kanun yolu incelemesiyle bağlantılı bir geçici hukukî koruma niteliğindedir. Hükmün esasını inceleyen BAM veya Yargıtay yerine, uyuşmazlığın esasını bilmeyen ve dar yetkili icra mahkemesine bu yetkinin verilmesi sistematik bakımdan tartışmalıdır. Yazar ayrıca benzer bir değişikliğin 1965 yılında gündeme geldiğini ve dönemin Adalet Komisyonunca sakıncalı bulunduğunu hatırlatmaktadır.
Bu eleştiri, yürürlükteki yetki kuralını değiştirmez. Mevcut hukukta karar mercii takibin yapıldığı yer icra mahkemesidir. Doktrindeki eleştiri ise düzenlemenin sistematik doğruluğuna ilişkindir. Uygulama ile akademik değerlendirme birbirine karıştırılmamalıdır.
13. Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
| Hata / Risk | Doğru Yaklaşım |
|---|---|
| İstinafın takibi otomatik durdurduğunu düşünmek | Önce hükmün kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceği belirlenmeli; gerekiyorsa İİK m. 36 işletilmelidir. |
| Her taşınmaz kararının kesinleşmesini beklemek | Davanın adından çok hüküm fıkrasının aynî mi şahsî mi olduğuna bakılmalıdır. |
| Eksik teminat sunmak | Dosya borcu fer'ileriyle birlikte güncel olarak hesaplanmalıdır. |
| Süreli/şartlı teminat mektubu kullanmak | Teminat mektubunun kabul edilebilir, kesin ve süresiz niteliği kontrol edilmelidir. |
| Geri bırakma kararını BAM/Yargıtay'dan istemek | 7343 sonrası takibin yapıldığı yer icra mahkemesine başvurulmalıdır. |
| Mehil vesikasını geri bırakma kararı sanmak | Mehil, mahkemeden karar getirilinceye kadarki geçici korumadır; mahkeme kararı ayrıca alınmalıdır. |
| Kararı icra dosyasına geç sunmak | Alınan karar derhal dosyaya intikal ettirilmelidir. |
| Nafaka ilâmında tehiri icra istemek | Kanun nafaka hükümlerinde geri bırakmaya izin vermez. |
| İİK m. 36 ile m. 33'ü karıştırmak | Kanun yolu kaynaklı geçici koruma ile itfa/imhal/zamanaşımı itirazı ayrı değerlendirilmelidir. |
14. İİK m. 33 ve 33/a: İtfa, İmhal veya Zamanaşımı Nedeniyle İcranın Geri Bırakılması
İİK m. 36'nın yanında İİK m. 33 ve 33/a da “icranın geri bırakılması” terminolojisini kullanır; ancak burada mesele kanun yolu değildir. Borçlu, ilâmlı icrada borcun ödendiğini (itfa), ertelendiğini (imhal) veya zamanaşımına uğradığını belirli belge ve süre koşullarıyla ileri sürer.
İcra emrinden önceki itfa veya imhal iddialarında İİK m. 33/1'de öngörülen belge rejimi ve yedi günlük başvuru süresi; icra emrinden sonraki itfa/imhal bakımından ise m. 33/2'deki daha sıkı belge şartları dikkate alınır. İlâm zamanaşımı iddiası İİK m. 33/a kapsamında değerlendirilir.
İİK m. 36: “Hükmü kanun yoluna taşıdım; kesinleşmeden icra edilebilen bu ilâmın cebrî icrası şimdilik dursun.”
İİK m. 33/33-a: “İlâmlı takipte borç itfa/imhal edildi veya zamanaşımına uğradı; bu sebeple icra devam etmemeli.”
15. Uygulayıcılar İçin Kontrol Listesi
- Takibe dayanak ilâmın kesinleşmeden icra edilip edilemeyeceğini tespit edin.
- Kanun yolu süresini ve istinaf/temyiz başvurusunun gerçekten yapıldığını kontrol edin.
- İcra dosyasının güncel kapak hesabını alın; faiz ve tüm fer'ileri gözden kaçırmayın.
- Teminat türünün İİK m. 36'ya uygunluğunu ve banka teminat mektubunun niteliğini kontrol edin.
- İcra müdürlüğünden mahkeme kararını getirmek üzere gerekli mehli zamanında alın.
- Başvuruyu takibin yapıldığı yer icra mahkemesine yöneltin.
- Geri bırakma kararını icra dosyasına derhal sunun.
- İstinaf kararından sonra temyiz yolu açıksa geri bırakma etkisinin devamını ve yeni aşamadaki işlemleri takip edin.
- Onama, bozma veya kaldırma hâlinde teminatın akıbeti ile İİK m. 40 sonuçlarını ayrıca değerlendirin.
- Nafaka ve özel kanunlarda farklı rejime bağlanan kararları genel şemaya zorla dahil etmeyin.
16. Değerlendirme ve Sonuç
İcranın geri bırakılması, yalnız “teminat yatırıp takibi durdurma” işleminden ibaret değildir. Kurumun doğru uygulanabilmesi için önce hükmün kesinleşme ve icra edilebilirlik rejimi belirlenmeli, ardından kanun yolu ile cebrî icra arasındaki ilişki kurulmalı ve İİK m. 36'nın güvence, mehil ve icra mahkemesi aşamaları zamanında tamamlanmalıdır.
7343 sayılı Kanunla karar merciinin icra mahkemesine taşınması uygulamayı önemli ölçüde değiştirmiştir. Bu değişikliğin sistematik doğruluğu doktrinde ciddi biçimde tartışılsa da yürürlükteki hukuk bakımından başvuru mercii açıktır. Buna karşılık eski uygulamadan kalan alışkanlıkların sürdürülmesi, mehil vesikasına kanunda bulunmayan bir işlev yüklenmesi veya kanun yolu dilekçesindeki ifadelerin geri bırakma kararının şartı gibi görülmesi hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle İİK m. 36 bakımından en güvenli yaklaşım, ilâmın niteliği → kanun yolu → teminat → mehil → icra mahkemesi → icra dosyasına bildirim → kanun yolu sonucuna göre teminat ve iade zincirini tek bir bütün olarak yönetmektir.
17. Sık Sorulan Sorular
İstinafa başvurmak icrayı durdurur mu?
Kural olarak hayır. HMK m. 350/1 uyarınca istinaf başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Kesinleşmeden icra edilebilen ilâmlarda İİK m. 36 prosedürü ayrıca işletilmelidir.
Tehiri icra kararını hangi mahkeme verir?
7343 sayılı Kanun değişikliği sonrasında İİK m. 36 kapsamındaki icranın geri bırakılması kararı takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden talep edilir.
Mehil vesikası alınca takip durur mu?
Mehil, icra mahkemesinden geri bırakma kararı getirilinceye kadar takibin ilerlemesini geçici olarak engelleyen korumadır. Ancak mehil vesikası ile icra mahkemesinin geri bırakma kararı aynı değildir.
Teminat mektubu süreli olabilir mi?
İİK m. 36 uygulamasında banka teminat mektubunun kesin ve süresiz olması önem taşır. Somut teminatın kabul edilebilirliği dosya ve mahkeme uygulaması çerçevesinde kontrol edilmelidir.
Nafaka kararında icranın geri bırakılması istenebilir mi?
Hayır. İİK m. 36 ile HMK m. 350/1 ve 367/1 nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılmasına izin vermez.
Tapu iptal ve tescil kararı için tehiri icra gerekir mi?
Taşınmazın aynına ilişkin hükümler kural olarak kesinleşmeden yerine getirilemez. Bu nedenle önce hükmün niteliği belirlenmelidir; kesinleşmeden icra edilemeyen bir hüküm bakımından İİK m. 36 yoluyla ayrıca durdurma sağlanmasına kural olarak ihtiyaç yoktur.
İcranın geri bırakılması takibi iptal eder mi?
Hayır. İİK m. 36 kapsamındaki karar cebrî icrayı geçici olarak durdurur; takip dosyasını ortadan kaldırmaz.
İlâm bozulursa daha önce yapılan icra ne olur?
Bozma veya kaldırma icra işlemlerini olduğu yerde durdurur. Şartları oluştuğunda İİK m. 40 kapsamında icranın tamamen veya kısmen eski hâline iadesi gündeme gelir.
18. Yararlanılan Kaynaklar ve İçtihatlar
Mevzuat
- 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu, özellikle m. 32, 33, 33/a, 36, 40 ve 85.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m. 350 ve 367.
- 7343 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun.
Seçilmiş İçtihatlar
- Anayasa Mahkemesi, B. No: 2019/17045, 15.10.2025.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/692, K. 2023/264, T. 29.03.2023.
- Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2017/2, K. 2017/3, T. 26.05.2017.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3381, K. 2025/5183, T. 03.07.2025.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/7795, K. 2023/59, T. 10.01.2023.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/19385, K. 2017/11050, T. 20.09.2017.
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/23229, K. 2016/19884, T. 27.09.2016.
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/283, K. 2025/273, T. 24.03.2025.
Literatür
- ÖZEKES, Muhammet, “İcranın Geri Bırakılması Hakkında (İİK m. 36) 7343 S. K. ile Yapılan Değişiklikler ve Ortaya Çıkardığı Sorunlar”, YBHD, 2022/2.
- PEKCANITEZ, Hakan / ATALAY, Oğuz / SUNGURTEKİN ÖZKAN, Meral / ÖZEKES, Muhammet, İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, 8. Bası, İstanbul, 2021.
- ARSLAN, Ramazan / YILMAZ, Ejder / TAŞPINAR AYVAZ, Sema / HANAĞASI, Emel, İcra ve İflâs Hukuku, 6. Baskı, Ankara, 2020.
- ATALI, Murat / ERMENEK, İbrahim / ERDOĞAN, Ersin, İcra ve İflâs Hukuku, 3. Bası, Ankara, 2020.
- KÖLE, Mehmet, İlâmlı İcra Takibinde İcra Mahkemesi Tarafından İcranın Geri Bırakılması, İstanbul, 2020.
Bu çalışma genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İcranın geri bırakılması bakımından hükmün niteliği, kanun yolu aşaması, dosya hesabı, teminat türü ve takip işlemlerinin geldiği safha somut dosyaya göre farklı sonuçlar doğurabilir.
İlâmlı icra, istinaf ve temyiz sürecinde icranın geri bırakılması, teminat, mehil ve icra hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar hakkında hukukî danışmanlık almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Hukukî Danışmanlık Talep Edin