Şirketler Hukuku • Anonim Şirketler
Ana Sayfa › Makaleler › Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Kararlarının Geçerliliği: Yokluk, Butlan ve İptal Edilebilirlik

Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu Kararlarının Geçerliliği: Yokluk, Butlan ve İptal Edilebilirlik

Yönetim kurulu kararındaki her hukuka aykırılık aynı yaptırımı doğurmaz. Kurucu unsurları oluşmamış bir karar yok hükmündeyken, şeklen oluşmuş fakat TTK m. 391 veya genel hükümler uyarınca ağır içerik sakatlığı taşıyan bir karar batıldır. Yönetim kurulu kararlarına karşı genel bir iptal davası yolu ise kural olarak bulunmadığından, doğru hükümsüzlük türünün ve doğru dava talebinin belirlenmesi özel önem taşır.

📅 8 Eylül 2026🔄 8 Eylül 2026📖 15 Dakika Okuma👁 —⚖️ Şirketler Hukuku

Yönetim Kurulu Kararı Ne Zaman Yok, Ne Zaman Batıldır?

Kısa Cevap

Yönetim kurulu kararlarının geçersizliği tek tip değildir. Kararın kurucu unsurları oluşmamışsa yokluk; karar şeklen oluşmuş olmakla birlikte TTK m. 391'de örneklenen veya genel hükümlerden kaynaklanan ağır bir içerik sakatlığı taşıyorsa butlan gündeme gelir. Yönetim kurulu kararlarına karşı genel kurul kararlarındaki gibi genel bir iptal davası kural olarak yoktur; kanunun açıkça öngördüğü istisnai iptal hâlleri saklıdır. Yokluk ve butlanın ileri sürülmesi kural olarak süreye bağlı değildir ve mahkeme kararı geçersizliği yaratmaz, mevcut geçersizliği tespit eder.

Bu çalışma, Yönetim Kurulunun Görev ve Yetkileri ile Yönetim Kurulu Toplantı ve Karar Nisapları çalışmalarını tamamlayan hükümsüzlük incelemesidir. Amaç, “karar hukuka aykırı” tespitinden sonra hangi yaptırımın uygulanacağını; yokluk, butlan ve istisnai iptal edilebilirlik ayrımı üzerinden sistematik biçimde belirlemektir.


1. Yönetim Kurulu Kararlarında Hükümsüzlük Sistematiği

Yönetim kurulu kararları şirket tüzel kişiliğinin irade oluşumuna hizmet eden hukukî işlemlerdir. Bu nedenle kararın hukuka aykırılığı tespit edildiğinde ilk soru “karar geçersiz midir?” değil, hangi tür geçersizliğin söz konusu olduğudur. Sakatlığın kararın oluşumuna mı, içeriğine mi yoksa kanunun özel olarak iptal yaptırımına bağladığı bir alana mı ilişkin olduğu belirlenmelidir.

6102 sayılı TTK, yönetim kurulu kararlarının butlanını m. 391'de açıkça düzenlemiştir. Yokluk ise kurucu unsurların bulunmamasına ilişkin genel hukuk ilkelerinden ve özellikle TTK m. 390'daki karar oluşum şartlarından hareketle belirlenir. İptal edilebilirlik ise yönetim kurulu kararlarında genel rejim değil, kanunun açıkça öngördüğü istisnai alanlarda söz konusu olur.

Temel Ayrım

Yokluk kararın hukuk âleminde doğup doğmadığına; butlan ise doğmuş görünen kararın ağır bir hukukî sakatlık nedeniyle baştan itibaren hüküm doğurup doğuramayacağına ilişkindir.


2. Yokluk: Kararın Kurucu Unsurlarının Oluşmaması

Yokluk, hukukî işlemin kurucu unsurlarındaki esaslı eksiklik nedeniyle işlemin hukuk âleminde hiç doğmamış sayılmasıdır. Yönetim kurulu kararları bakımından kurul iradesinin oluşumunu sağlayan toplantı, nisap, kişisel katılım ve yazılı şekil gibi unsurlar bu değerlendirmenin merkezindedir.

TTK m. 390/1 toplantı ve karar nisaplarını; m. 390/2 üyelerin birbirlerini temsilen oy veremeyeceğini ve vekille katılamayacağını; m. 390/4 toplantısız kararın şartlarını; m. 390/5 ise kararların geçerliliğinin yazılıp imzalanmasına bağlı olduğunu düzenler.

Kurucu / Şeklî AlanTipik EksiklikHukukî Sorun
Toplantı nisabıÜye tam sayısının gerekli çoğunluğu olmadan toplantı yapılmasıKurul iradesinin oluşup oluşmadığı
Karar nisabıGerekli olumlu oy sayısına ulaşılamamasıÖnerinin kurul kararı hâline gelip gelmediği
Kişisel katılımÜyenin vekil aracılığıyla oy kullanmasıTTK m. 390/2'ye aykırılık
Toplantısız kararAynı önerinin bütün üyelere yapılmamasıTTK m. 390/4'teki geçerlilik şartının gerçekleşmemesi
Yazılı şekilKararın yazılmaması veya imzalanmamasıTTK m. 390/5'teki geçerlilik şartı

Bu alanların yaptırımı bakımından öğretide ve içtihatta her somut eksiklik için tam bir terminolojik birlik bulunmadığı unutulmamalıdır. Özellikle çağrı ve toplantısız karar eksikliklerinde yokluk–butlan nitelendirmesi tartışmalıdır. Bu nedenle somut olayda kurucu unsurun gerçekten ortadan kalkıp kalkmadığı ayrıca incelenmelidir.


3. Butlan: TTK m. 391'in Yapısı ve “Özellikle” İbaresi

TTK m. 391, yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceğini düzenler ve dört temel karar grubunu örnekler: eşit işlem ilkesine aykırı kararlar; anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen kararlar; pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez haklarını ihlal eden veya kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren kararlar; diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararlar.

Kanun metnindeki “özellikle” ibaresi, butlan sebeplerinin kapalı ve tüketici bir liste olarak kaleme alınmadığını gösterir. Öğretide baskın yaklaşım da TTK m. 391'in örnekleyici niteliğini kabul etmektedir. Bununla birlikte yargı kararlarında zaman zaman daha dar yorumlara rastlandığından, somut uyuşmazlıkta yalnız bent numarası değil ihlal edilen normun niteliği de ortaya konulmalıdır.


4. Eşit İşlem İlkesine Aykırı Yönetim Kurulu Kararları

TTK m. 357 uyarınca pay sahipleri eşit şartlarda eşit işleme tabi tutulur. TTK m. 391/1-a ise eşit işlem ilkesine aykırı yönetim kurulu kararlarını batıl kararlar arasında sayar. Burada her farklılaştırma değil, eşit koşullardaki pay sahipleri arasında haklı ve nesnel bir gerekçe olmaksızın yaratılan hukukî farklılık önem taşır.

Belirli pay sahiplerine kanun veya esas sözleşmede dayanağı bulunmayan ayrıcalıklar tanınması, bazı pay sahiplerinin pay sahipliği haklarının kullanılmasının keyfî biçimde güçleştirilmesi veya benzer durumdaki pay sahiplerine farklı uygulama yapılması bu başlık altında değerlendirilebilir.


5. Anonim Şirketin Temel Yapısına ve Sermayenin Korunması İlkesine Aykırılık

TTK m. 391/1-b, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen yönetim kurulu kararlarını batıl sayar. “Temel yapı”, şirketin kanunla kurulan organ ve sermaye düzeninin yönetim kurulu kararıyla bertaraf edilememesini ifade eder.

Sermayenin korunmasına ilişkin mutlak emredici hükümlerin dolanılması, şirket malvarlığının hukuken korunması gereken sermaye düzenini zedeleyecek biçimde kullanılması veya kanunun organlar arasında kurduğu temel dengeyi ortadan kaldıran kararlar bu kapsamda gündeme gelebilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.09.2023 tarihli E. 2022/2761, K. 2023/4889 sayılı kararında, şirketin kendi paylarını iktisabına ilişkin emredici sınırların ihlali butlan yaptırımı bakımından değerlendirilmiştir.


6. Pay Sahiplerinin Vazgeçilmez Haklarının İhlali

TTK m. 391/1-c, pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bu hakların kullanılmasını kısıtlayan ya da güçleştiren yönetim kurulu kararlarını batıl sayar. Genel kurula katılma ve oy hakkı, bilgi alma ve inceleme hakkı ile kanunun vazgeçilmez biçimde koruduğu diğer pay sahipliği hakları bu değerlendirmenin merkezindedir.

Örneğin yönetim kurulunun kanunda veya esas sözleşmede bulunmayan koşullar getirerek belirli pay sahiplerinin genel kurula katılımını engellemesi yahut bilgi alma ve inceleme hakkını fiilen kullanılamaz hâle getirmesi TTK m. 391/1-c bakımından incelenmelidir.

Her Sınırlama Aynı Değildir

Bir hakkın kullanılmasına ilişkin kanunî ve ölçülü usul düzenlemesi ile hakkı fiilen ortadan kaldıran veya kullanımını aşırı derecede güçleştiren yönetim kurulu kararı birbirinden ayrılmalıdır.


7. Diğer Organların Devredilemez Yetkilerine Müdahale

TTK m. 391/1-d, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarını batıl sayar. Bu hüküm anonim şirkette organlar arası yetki ayrılığının yaptırım boyutunu oluşturur.

Genel kurulun TTK m. 408'deki devredilemez yetki alanına yönetim kurulu kararıyla müdahale edilmesi mümkün değildir. Aynı şekilde yönetim kurulunun TTK m. 375 uyarınca devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkilerini hukuken yetkisiz bir organa veya kişiye devretmesi de bu kapsamda değerlendirilir.

Organlar Arası Yetki Ayrılığı

Bir organın devredilemez yetki alanı, diğer organ bakımından serbestçe kullanılabilecek bir “yedek yetki” alanı değildir. Yetki sınırının ihlali TTK m. 391/1-d uyarınca butlan sonucunu doğurabilir.


8. TBK m. 27 ve Genel Butlan Sebepleri

TTK m. 391'in örnekleyici yapısı, yönetim kurulu kararlarının yalnız maddede açıkça sayılan dört bent bakımından denetlenmesi sonucunu doğurmaz. Genel hükümler de kararın içeriğinin geçerliliğinde rol oynar.

Öğretide, kanunun mutlak emredici hükümlerine, kamu düzenine, ahlâka veya kişilik haklarına aykırı ya da konusu imkânsız yönetim kurulu kararlarının genel butlan rejimi çerçevesinde hükümsüz olduğu kabul edilmektedir. Yönetim kurulu üyelerinin kişisel haklarını ağır biçimde ihlal eden kararların butlanı da bu bağlamda ayrıca tartışılmıştır.


9. Yokluk, Butlan ve İptal Edilebilirlik Nasıl Ayrılır?

KriterYoklukButlanİptal Edilebilirlik
Sakatlığın odağıKurucu unsur eksikliğiAğır içerik / emredici hukuk aykırılığıKanunun açıkça iptal yaptırımı öngördüğü aykırılık
Kararın durumuHukuken doğmamış sayılırBaştan itibaren kesin hükümsüzdürİptal edilinceye kadar hüküm doğurur
Tipik dayanakTTK m. 390 ve genel ilkelerTTK m. 391; genel butlan hükümleriÖzel kanun hükmü
DavaYokluğun tespitiButlanın tespitiİptal davası
SüreKural olarak süreye bağlı değilKural olarak süreye bağlı değilİlgili özel hükümdeki süre
Mahkeme kararının niteliğiTespit ediciTespit ediciYenilik doğurucu
En Önemli Pratik Sonuç

Yönetim kurulu kararlarına karşı genel bir “iptal davası” rejimi bulunduğu varsayılmamalıdır. Önce kararın yoklukla mı, butlanla mı sakat olduğu; yoksa kanunun istisnai olarak iptal davası öngördüğü bir karar türü mü bulunduğu belirlenmelidir.


10. Sirküler Karar ve Çağrı Eksikliklerinde Yokluk–Butlan Tartışması

TTK m. 390/4 uyarınca toplantı yapılmaksızın karar alınabilmesi için aynı önerinin bütün yönetim kurulu üyelerine yapılmış olması açık bir geçerlilik şartıdır. Bu şartın ihlalinde kararın yaptırımı bakımından içtihatta farklı nitelendirmeler görülmektedir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27.02.2025 tarihli E. 2022/1445, K. 2025/309 sayılı kararında TTK m. 390/4'e aykırı kararlar yoklukla malul kabul edilmiştir. Buna karşılık bazı ilk derece mahkemesi kararlarında aynı eksiklik butlan kavramıyla nitelendirilmiştir. Benzer tartışma, bir veya birkaç yönetim kurulu üyesinin toplantıdan haberdar edilmemesi bakımından da mevcuttur.

Bu nedenle toplantı ve karar alma usulündeki her eksiklik için yaptırımın otomatik olarak adlandırılması yerine, eksikliğin kurul iradesinin kurucu unsurunu ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve somut içtihat çizgisi birlikte değerlendirilmelidir.


11. Yönetim Kurulu Kararının Butlanının veya Yokluğunun Tespiti Davası

TTK m. 391, yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitinin mahkemeden istenebileceğini açıkça düzenler. Tespit hükmü geçersizliği sonradan yaratan inşaî bir karar değil, kararın başlangıçtan itibaren taşıdığı hükümsüzlüğü açıklayan niteliktedir.

Yönetim kurulu kararlarına karşı genel bir iptal davası bulunmadığından, dava talebinin “iptal” şeklinde mekanik biçimde kurulması önemli bir usul riski yaratabilir. Uyuşmazlığın niteliğine göre talep sonucu yokluğun veya butlanın tespiti biçiminde oluşturulmalıdır. Kanunun açıkça iptal davası tanıdığı istisnai karar türleri ise ayrıca değerlendirilmelidir.

Dava anonim şirket tüzel kişiliğine yöneltilir. Davacının ise kararın hükümsüzlüğünün tespitinde güncel ve korunmaya değer hukukî yararının bulunması gerekir.


12. Dava Süresi, Hukukî Yarar ve Dürüstlük Kuralı

Yokluk ve butlan, niteliği gereği kural olarak hak düşürücü süreye veya zamanaşımına bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Hâkim de koşulları oluştuğunda bu tür ağır hükümsüzlük hâllerini re'sen dikkate alabilir.

Bununla birlikte “süre yoktur” önermesi, butlan iddiasının her durumda sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez. TMK m. 2'deki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı özellikle karara katılan, kararın icrasından uzun süre yararlanan veya sonradan salt zarar verme amacıyla hükümsüzlük ileri süren kişiler bakımından sınır oluşturabilir.

Süre ile Dürüstlük Kuralını Ayırmak Gerekir

Butlan tespiti için özel bir hak düşürücü sürenin bulunmaması, TMK m. 2 denetimini ortadan kaldırmaz. Somut davranışın çelişkili veya açıkça kötüye kullanım niteliğinde olup olmadığı ayrıca incelenir.


13. Hükümsüz Kararın İcra, Tescil ve Genel Kurul Kararlarına Etkisi

Yok veya batıl yönetim kurulu kararı kural olarak geçerli bir şirket içi hukukî dayanak oluşturmaz. Batıl kararın tespitine ilişkin mahkeme hükmü açıklayıcı olduğundan, hükümsüzlük kararın alındığı andan itibaren söz konusudur.

Ticaret siciline tescil edilmiş olması da her durumda hükümsüz bir yönetim kurulu kararına maddî hukuk bakımından geçerlilik kazandırmaz. Bununla birlikte kararın üçüncü kişilerle yapılan dış işlemlere etkisi, temsil hükümleri ve üçüncü kişinin korunması gibi ayrı meseleler doğurabileceğinden her olayda otomatik bir “zincirleme hükümsüzlük” sonucu çıkarılmamalıdır.

Geçersiz bir yönetim kurulu kararına dayanılarak genel kurulun toplantıya çağrılması ise ayrı bir risk alanıdır. Öğretide bu ilişkinin genel kurul kararlarının geçerliliğine etkisi özel olarak incelenmekte; yönetim kurulu kararındaki sakatlığın genel kurul kararına hangi ölçüde yansıyacağı çağrının ve genel kurul kararının niteliğine göre değerlendirilmektedir. Genel kurul kararlarının kendi hükümsüzlük rejimi için ayrıca Genel Kurul Kararının İptali başlıklı çalışmaya bakılabilir.


14. Yönetim Kurulu Kararı Geçerlilik Kontrolü

Kontrol AşamasıSorulacak SoruMuhtemel Sonuç
1. Kurucu unsurlarToplantı/karar nisabı, kişisel katılım, sirküler öneri ve yazılı şekil koşulları gerçekleşmiş mi?Esaslı eksiklik varsa yokluk gündeme gelebilir.
2. Organ yetkisiKarar başka organın devredilemez yetkisine mi giriyor veya yönetim kurulu kendi devredilemez yetkisini hukuka aykırı mı devrediyor?TTK m. 391/1-d kapsamında butlan.
3. TTK m. 391Eşit işlem, temel yapı, sermayenin korunması veya vazgeçilmez pay sahipliği hakkı ihlali var mı?Butlan gündeme gelir.
4. Genel hükümlerEmredici hukuk, kamu düzeni, kişilik hakkı veya imkânsızlık sorunu var mı?Genel butlan rejimi değerlendirilir.
5. Özel iptal hükmüKanun bu karar türü için açıkça iptal davası öngörüyor mu?Varsa özel iptal rejimi uygulanır.
6. Dava stratejisiTalep sonucu doğru hükümsüzlük türüne göre kurulmuş mu; hukukî yarar ve tedbir ihtiyacı var mı?Tespit/iptal talebi ve ihtiyatî tedbir somutlaştırılır.

15. Değerlendirme ve Sonuç

Anonim şirketlerde yönetim kurulu kararlarının geçerliliği incelenirken “kanuna aykırı karar = batıl karar” biçimindeki basit eşitlikten kaçınılmalıdır. Sakatlığın önce kararın kurucu unsurlarına mı, kararın içeriğine mi, yoksa kanunun özel olarak iptal yaptırımına bağladığı bir alana mı ilişkin olduğu belirlenmelidir.

TTK m. 390 kurul iradesinin oluşum şartlarını; TTK m. 391 ise yönetim kurulu kararlarının ağır içerik sakatlıklarının önemli bir bölümünü düzenler. Bu iki hüküm arasındaki ayrım, yokluk ile butlanın doğru nitelendirilmesinde merkezî önemdedir.

Uygulamada güvenli yöntem, önce kararın hukuk âleminde geçerli biçimde oluşup oluşmadığını; ardından organ yetkisini ve karar içeriğinin TTK m. 391 ile genel emredici hukuk karşısındaki durumunu; son olarak da doğru dava ve talep türünü ayrı ayrı incelemektir.


16. Sık Sorulan Sorular

Yönetim kurulu kararına karşı iptal davası açılabilir mi?

Kural olarak yönetim kurulu kararlarına karşı genel bir iptal davası rejimi yoktur. Yokluk veya butlan söz konusuysa tespit davası gündeme gelir; kanunun açıkça iptal davası öngördüğü istisnai hâller saklıdır.

Yönetim kurulu kararının butlanı için dava açma süresi var mı?

Butlanın tespiti kural olarak özel bir hak düşürücü süreye bağlı değildir. Bununla birlikte TMK m. 2 kapsamındaki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Yokluk ile butlan arasındaki fark nedir?

Yoklukta kararın kurucu unsurları oluşmadığından hukukî işlem hiç doğmamış sayılır. Butlanda ise karar şeklen oluşmuştur fakat ağır bir hukukî sakatlık nedeniyle başlangıçtan itibaren kesin hükümsüzdür.

TTK m. 391'deki butlan sebepleri sınırlı sayıda mıdır?

Madde “özellikle” ifadesini kullanır. Öğretide baskın yaklaşım sayımın örnekleyici olduğu yönündedir; genel butlan sebepleri de ayrıca gündeme gelebilir.

Sirküler karar önerisi bütün üyelere gönderilmezse ne olur?

TTK m. 390/4 aynı önerinin bütün üyelere yapılmasını açık bir geçerlilik şartı olarak düzenler. Yaptırımın yokluk veya butlan olarak nitelendirilmesi konusunda içtihatta farklı yaklaşımlar bulunduğundan somut olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Batıl yönetim kurulu kararı sonradan onaylanarak geçerli hâle getirilebilir mi?

Kesin hükümsüzlük niteliğindeki karar kural olarak sonradan icazet veya onayla geçerli hâle getirilemez.


17. Mevzuat, İçtihat ve Yararlanılan Kaynaklar

Mevzuat

Seçilmiş İçtihat

Seçilmiş Literatür


İlgili Makaleler


Bilgilendirme

Bu çalışma genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yönetim kurulu kararının yokluğu, butlanı veya kanunun öngördüğü istisnai iptal edilebilirliği; kararın oluşum biçimi, ihlal edilen hüküm, şirketin esas sözleşmesi, kararın içeriği ve somut uyuşmazlığın özelliklerine göre farklı hukukî değerlendirmeler gerektirebilir.

Hukukî Danışmanlık

Anonim şirket yönetim kurulu kararlarının geçerliliği, yokluk ve butlanın tespiti, ihtiyatî tedbir, ticaret sicili ve genel kurul kararlarına etkileri hakkında hukukî danışmanlık almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hukukî Danışmanlık Talep Edin